Önce Nefes Almak Lazım

Oksijen maskesi kullanmanız gerekirse önce kendi maskenizi alınız. Daha sonra varsa çocuklarınızın maskelerini takınız.” Uçaklarda duyduğumuz uyarılardan biridir bu. Bilen bilir ancak bilmeyenler için bunun nedeni;oksijen eksikliğinin hypoxia denilen bir rahatsızlığa sebep olmasıdır. Beyin bu rahatsızlıktan en çok etkilenen organdır.Bu karışıklık anında kendinize ve çocuğunuza yardımcı olamazsınız. İlk kendi maskenizi takarak hypoxia kurbanı olmaktan kurtulabilir ve çocuğunuza daha fazla yardımcı olabilirsiniz.

Kısacası başkalarına nefes aldırtabilmek için nefes alabiliyor olmanız gerekmektedir. Ama aynı zamanda kendinize nefes aldırtabilmek için de kendinizi engellememeniz gerekiyor.

Araştırmalara göre kararlarımızı duygularımızla alıyoruz. Mantığımız kararlarımızı verdikten sonra devreye giriyor ve verdiğimiz kararı kendimize ve başkalarına açıklayabilmemizi sağlıyor. Beyinlerinin ağlama-gülme merkezlerini kaybeden insanların karar verme yeteneklerini kaybettiklerini biliyor muydunuz?

Şüphesiz olanları unutmak ya da tepkisiz kalmak çözüm değil ancak “kendi değerlerinize” zarar getirtecek kararlar vermekten de kaçınmalısınız. Verdiğiniz kararlarda nefes almanızı engellememelisiniz.

Dün olanları unutmamalı ama dünü yarına taşıyarak da yarını öldürmemeli.

İş ya da okul yaşamında ilerlerken özel hayatımızda olan duygusal sorunların büyük bir tetikleyici unsur olduğunu düşünüyorum. Eğer düşünce sisteminiz “ilk olarak nefes alabilmeliyim” şeklinde bir kurguya sahip değil ise muhtemelen yaşadığınız duygusal sorunun sıcaklığında yarınlarınızı öldüren bir takım kararlar alıyorsunuzdur. İşte,yarın nefes alabiliyor olabilmek için bugün yaşanan ve nefesinizin kesildiğini hissettiğiniz sorunlarda öncelikle tekrar normal bir şekilde nefes alana kadar ki bu zaman sonunda sağlıklı kararlar alabilirsiniz, beklemeli ve beyninize oksijen gittiği zaman kararlarınızı almalısınız. “Peki, böyle bir durum karşısında nefes alabiliyor olmak ne demek?” diye sorarsanız, o anki psikolojinizle yapamayacağınızı düşündüğünüz veya yapmaktan vazgeçtiğiniz şeyleri yapabilmenizdir diyebilirim kısaca.

Eğer düşünce sisteminizi “evet şuanda bazı sorunlar yaşıyorum ama bunların yapmayı planladığım şeylere engel olmasına izin vermemeliyim, ilk olarak nefes alabilmeliyim ki kendime yardımcı olabileyim” şeklinde kurarsanız göreceksiniz ki bu tetikleyici unsurla sizin için kötü bir zamana denk gelmiş gibi gözüken bu sorunların sayesinde, yapmayı planladığınız şeyleri daha kısa zamanda sonuca ulaştırabilecek ve başarabileceksiniz. Çünkü nefesiniz kısa bir süre kesilirse normale dönene kadar daha fazla ve daha hızlı nefes alma ihtiyacı hissedersiniz. İsterseniz şuan nefesinizi bir süre tutarak bunu deneyebilirsiniz. Tekrar nefes almaya başladığınızda daha hızlı nefes alıyor ve daha fazla havayı ciğerlerinize çekiyor olacaksınız. İşte psikolojinizin de nefesinin kesildiği anlar tıpkı bunun gibi. Bunu değerlendirme takdiri şüphesiz yine sizin. İster kendinizi nefessiz bırakmaya devam eder büyük bir enerjiye çevirebileceğiniz bu durumları sadece kendinize zarar vererek geçirirsiniz isterseniz de nefes almaya başlar ve bu “acıdan gelen gücün” tadını çıkarırsınız.

Önce nefes alman lazım çünkü sana SEN lazımsın!

Bir cevap yazın